Kompost Çayı

Kompostun tarımda nasıl uygulanacağına gelince, en etkin en hızlı uygulaması -hiç tartışmasız- kompost çayı.
Doğrusu, kompost çayı derken, kompostun sıradan alt başlıklarından birinden söz etmiyoruz. Kompost çayı başlıbaşına bir konu, üzerine kitaplar yazılmış özgün bir üretim alanı, bana göre başlıbaşına bir ilim ve bir sanat niteliğinde.
Kompost çayı, onca emeğin, onca uğraşının meyvelerinin toplandığı final aşaması. Elaine hoca da bu aşamayı çok ama çok önemsiyor ve uygulamaya ilişkin birtakım önerilerde bulunuyor.
Peki, kompost çayı neden gerekli? Anlam ve önemi nedir?
Tarımda, yapılan herhangi bir uygulamanın sonuçlarını aynı yıl alabilmek, kimileri için çok önemli olabiliyor, oysa kompostlama ile ürettiğiniz katı maddenin toprağa ve bitkiye etkisi ise zaman alabiliyor. Örneğin “leonardit hiç bir şeye yaramaz” diyen ziraatçi komşum -kısmen de olsa- haklı, zira leonarditin tamamen toprağa karışımı yavaş bir süreç ve on yılı bulabiliyor, oysa alkali kimyasal madde yardımıyla, leonarditten sıvı humik asit elde ederseniz, etkisini hemen o yıl gösterebiliyor. Kompost çayı da öyle, hızlı sonuç almayı amaçlayan bir yöntem.
Geleneksel kompost veya solucan gübresinin toprağa tam karışması bir iki yıl alabiliyor, ki bu olumsuz bir şey değil, kesinlikle iyi bir şey. Ancak eğer aceleniz varsa, gübre zamanı gelmişse, bitkiye direnç kazandırmak için bir an önce bitkiye vermeniz gerekiyorsa, falanca zararlı canlı türleri bitkilere musallat olmuşsa vs gibi birtakım nedenlerle, dilerseniz doğrudan toprağa, veya dilerseniz bitkinin gövdesine veya yapraklarına yüzeyden kompost çayı yoluyla doğrudan besleme yapabilirsiniz ve çok hızlı bir şekilde sonuç alabilirsiniz. En yaygın yöntem, çiftçilerin zaten çok iyi bildiği -zehirli tarım ilaçları verirken sık sık kullanageldikleri- sırt pompası ile spray yöntemidir.
Kompost’un toprak ve bitki açısından birincil anlamının ve öneminin içeriğindeki dolgu maddesi olmadığını, hatta enzimler veya humik asit gibi organik maddelerin dahi ikincil kaldığını, ana unsurun ise doğrudan doğruya içeriğindeki mikro organizmalar olduğunu ilk sayfalardan bu yana ısrarla vurguluyoruz. Küresel şirketlerin üfürdüğü ve “modern tarım”ın dayandığı hurafe niteliğindeki, sözde “bilimsel” birtakım paradigmaların yıkılmasından da çok memnunuz. Çağdaş “organik” tarımın ancak böyle yapılandırılabileceğine inanıyoruz. Kompost çayı, işte organik gübredeki ana unsur olan bu mikro-organizmaların çok büyük miktarlar halinde üretildiği en değerli, en önemli aşama.
Diyelim ki belirli bir miktar kompostun içindeki falanca bakterinin sayısı, mesela bin birim adet olsun; kompost çayı yaparak bu sayıyı çok kısa bir süre zarfında milyon, hatta milyonlar seviyesine çıkarmak mümkün. Böylece, bir çuval kompostun yapacağı işi bir avuç kompost ile başarmak ve çok hızlı bir şekilde sonuç almak mümkün.
Mine Pakkaner’in “Toprağı Şifası” videolarında, Adana’lı bir çiftçinin tesisinde “büyük ölçekli” kompost çayı uygulaması çok güzel ve çok kapsamlı bir şekilde işlenmiş ve bence harika bir program olmuş; youtube’dan bulup mutlaka izlemenizi öneririm. Burada, kompost çayını hiç detaylara girmeden ana hatlarıyla özetlemekle ve Elaine hocanın uyarılarını vermekle yetinelim.
Kompost çayı hazırlamanın temeli oksijen. Sistem küçük bir bidon veya orta boy bir varil veya büyük bir su tankı içinde kurulabiliyor; ama su kesinlikle klorsuz olmalı, zira amacımız klorla bakteri öldürmek değil, aksine olabildiğince çok sayıda bakteri üretmek.
Basit bir hava pompası, veya küçük ölçekli uygulamalar için basit bir akvaryum hava motoru marifetiyle sisteme yoğun oksijen veriyorsunuz ve hava kabarcıklarının olabildiğince küçük, tercihen aerosol boyutlarında olması için hava taşı veya daha iyisi, çok ince 40 mesh veya 60 mesh gibi bir tel kullanabilirsiniz.
Ve son olarak suyun içine, ince gözenekli bir torba içinde kompost malzemenizi de koyuyorsunuz ve hava pompasını çalıştırmaya başlıyorsunuz; sıvı içinde yoğun oksijen bombardımanı sayesinde kompost torbasının içindeki “aerobik” bakteri sayısını adeta patlatıyorsunuz. Diğer yandan da, kompostun içinde olması muhtemel anaerobik bakteriler de oksijen sayesinde şiddetli biçimde baskılanmış oluyor.
Görülüyor ki, kompost çayı, patojenlere yaşam hakkı tanımayan bir yöntem.
Kompost malzemesinin terkibi de önemli, zira elde edeceğiniz kompost çayının niteliklerini belirleyecek olan gene sizin malzeme tercihleriniz.
Su artı oksijen artı kompostun içindeki bakteriler, yaklaşık 1 ila 3 gün (24 saat ila 72 saat) arası bir süre hiç durmaksızın cümbüş yapıyorlar ve hızla üreyerek çok büyük rakamlara ulaşıyorlar.
Sistemi durdurduğunuz anda ise oksijen girişi durduğundan üreme de duruyor ve ortamdaki oksijen miktarı giderek azalmaya başladığından bakteriler hızla ölmeye başlıyorlar, yani koloni “çöküyor” ve bir kaç saat içinde yavaş yavaş kokuşma başlıyor. İşte tam da bu arada, bakteriler hala canlı ve hala çok iken, bakteri sayısı zirvedeyken, hiç zaman yitirmeden uygulamaya geçmeniz ve kompost çayını toprağa veya bitkiye vermeniz gerekiyor. Büyük çiftçiler damlatma tankı yoluyla da verebiliyorlar ama zamanlamaya dikkat, zira bakteriler en kısa zamanda hedefe ulaşmalı.
Kompost malzemesine ek olarak başka maddeler de kullanılıyor, örneğin internette en çok rastlayacağınız kalem, çok sayıda bakteriyi beslemek için “melas” veya pekmez gibi yüksek kalorili besinler. Tabii bunların içeriğinde de -örneğin kükürt gibi- bakteri düşmanı maddeler olmamalı, yani melas veya pekmez kesinlikle “kükürtsüz” olmak zorunda. Bunun yanısıra sözü geçen videoda yonca, yuka gibi büyüme hormonu içeren bitkilerden, kemik unu vs gibi organik katkı maddelerinden de söz ediliyor ve biyoçeşitlilik bakımından, bakteri kolonisinin daha kaliteli olması bakımından önemseniyor. Elaine hoca ise başka noktaları önemsiyor.
Hatırlarsınız komposttaki bakteri/mantar dengesinin, nihayetinde uygulandığı toprağa da bir kalite parametresi olarak yansıdığından ve daha üst düzey bitkilere uygun bir mikrobiyal yaşam oluşturduğundan söz etmiştik. Elaine hoca burada, tipik bakteri besini olması nedeniyle kesinlikle melas önermiyor, buna karşılık tipik mantar besini olarak değerlendirdiği, hidrolize balık gibi, yosun gibi, farklı birtakım besin öğelerinin eklenmesini ve elde edilecek çayın daha mantar ağırlıklı olmasını önemsiyor. Demlenme süresinin de 72 saat gibi uzunca bir süre olmasını öneriyor.
Kompost çayını doğrudan toprağa vermenin olası riski ise, bir anda bu denli çok bakterinin, toprakta bitkinin de kullanmakta olduğu azot kaynaklarını hızla tüketmesi ve anlık olarak yıkıcı bir etki yapabilmesi olasılığı. Bu nedenle, toprağa da verseniz yapraktan da verseniz, bir anda boca ederek değil adım adım deneyerek sınayarak vermek, seyrelterek ve kontrollü uygulamak ve ne yaptığını bilerek, rutini bozmadan, önerilen ölçülere ve reçetelere uyarak vermek önemli.

» » sonraki

Paylaşın: